25 Ocak 2026 Pazar

Toyota C-HR


2009 yılında Toyota dizel D4D Multimode yani yarı otomatik Corolla aldım. Şu sıralarda 230.000 km.ye yaklaşmış durumda, ufak tefek kazalar olsa da, bir iki problem yaşatsa da genel olarak çok memnunum.

2025 senesinde engelli oğlumun üzerine Toyota C*HR Passion X-Sport aldım. C-HR ile 5000 km.yi geçtik. Aracı genel olarak eşim kullanmakla birlikte, evin ilk arabası yani ben de çok yolculuk yaptım. Biz arabayı alırken eşimin Fiesta’sını sattığımız için daha çok eşimin istekleri doğrultusunda Corolla dışı bir modeli tercih ettik. C-HR ile ilgili görüşlerimi özetlemek isterim: 

1. C-HR’ın görünüşü güzel, ama bana güzel geliyor, öndeki çıkıntının çoğu kişiye itici de gelebileceğinin farkındayım, tercih meselesi. 

2. Güvenlik önlemleri üst seviyede mesafe takip, şerit takibi, sürücünün yorgunluğunun takibi sürekli yapılıyor. Sürekli olarak trafik levhaları okunuyor, bunun sonucu olarak hız sınırını aşmışsan uyarılıyorsun. Ya da sağından solundan fırlayan motosikletlere karşı (Türkiye’de pek olmaz ama) uyarılıyorsun. Bunlar çok güzel özellikler ve iyi işliyor. Bu özellikleri tek seferlik kapatabiliyorsun, ama sürekli kapatmak mümkün değil, zaten kapatmak da doğru değil. 

3. Motor tasarruflu. Yalnız hibrit motor darken elektrikli motorun pil hacminin çok az olduğunu, şehirlerarası yollarda çoğunlukla benzinli motoru kullanacağınızı atlamamak lazım, yani araçta esas tasarruf şehir içi yolculuklarda, şehirlerarası yolculuklarda ise hız limitleri içinde aracı sürerseniz araç yine tasarruflu. 180-190 km/s hız yapayım derseniz tasarruf beklemeyin. Arabayı otoyolda dahi 90 km/s hızla sürerseniz 3.8 l/100 km ortalama bile mümkün. Ama bunu yapmayın. Arabayı aldığımızdan beri ortalama tüketimi sıfırlamadım. 5.8 l/ 100 km ortalamamız vardı, kışa girmemizle birlikte 5.9 l/100 km’ye çıktı. Eşim de ben de buna çok takılmıyoruz. Ama bu tüketim dahi bize gayet uygun geliyor. 

4. Arabanın e-CVT şanzımanı var. Yani otomatik viteste 1. 2. 3. Vites diyebileceğimiz bir yapı yok. Bu şanzıman senelerdir kullanılıyor, artık oturmuş durumda. Kötü yanı arabada gaza basarsanız, köklerseniz demiyorum, basarsanız araç ciddi anlamda gürültülü çalışıyor, tüketimi de arttırıyor. Tasarruflu dediğimiz bu aracın tasarruflu olabilmesi için gaza hassas dokunuşlar şart. Bunun da araç sürme keyfinden ne kadar fazla götürdüğünü söylememe herhalde gerek yok. 

5. Cam tavan hoş, arabanın özellikle arka koltuğunda genişlik hissi veriyor. Bu benim için artı. Cam tavan olmayan Flame modelini kesinlikle tercih etmezdim. 

6. Arka koltuk dar. Kapı dar açılıyor. Engelli oğlum olduğunu söylemiştim, arka koltuğa Corolla’ya göre çok daha zor oturuyor. Arka koltuğa biz 3 hatta 4 kişi şöyle rahat oturduk yorumlarını okuyorsanız o yorumlar çok gerçekçi değil. 2 kişi oturur, 3 kişi kısa mesafe evet, ama şehirlerarası yolculuk, bilmiyorum ama zor. Ayak mesafesi az, tavan çok alçak değil ama boyunuz 1,80 m ve üzeri ise bilemiyorum. 

7. Aracın arka koltuğunda yan camlar yüksek, çocuğunuz çocuk koltuğu kullanmıyorsa yan camdan dışarıyı görmekte zorlanabilir. Arka koltukta cam problemi gerçek. 

8. Arka bagaj küçük. Yükseklik biraz durumu kurtarıyor ama evden yazlığa eşya taşırken arka bagajdaki pandizotu (bagaj üstünde ayracın adı evet buymuş) çıkartmak zorunda kaldım. Corolla’nın bagajı kesinlikle daha geniş. 

9. Aracın saçı ile ilgili sıkıntılar okudum, az çok haklılık payı var bu sıkıntıların, çok kolay eğilip bükülebiliyor, bu doğru, daha düz Corolla Cross gibi olsaydı kapılar daha iyi olurmuş, hem bu sayede kapılar da daha açılı açılabilirmiş. Kapı saçının trafik kazalarında aracın güvenliğine etkisi çok değil yani buradan araba trafik kazalarına karşı güvensiz çıkartımı yapmayın. 

10. Aracın içindeki plastik ve kadife kısımlar çok leke tutuyor. Çamurlu değil tozlu ayakkabı ile kapı plastiği temas ettiğinde bile iz bırakıyor ve bu izler kolay çıkmıyor. Aracı sevenler tarafından iletilen bahaneler var ama bunlar da sonuç itibariyle bahane. 

11. Aracın sıfır fiyatı yüksek ve ama Türkiye’de üretildiği için ve bu nedenle ÖTV indirimli bir araç olduğu için Toyota’nın fiyatını olduğundan yüksek tuttuğuna da katılıyorum. Ama ÖTV indirimi ile yine de alınabilecek en iyi arabalardan biri ama evin tek arabası olarak tercih etmezdim. Ya da ÖTV indirimi olmasa ödeyeceğim bu paraya başka bir arabayı tercih ederdim. (Kia ya da Hyundai’nin elektrikli modelleri – evimde ve yazlıkta evin önünde şarj olanağım var) 

Arabayı aldığım 2025 yılı ve içinde bulunduğumuz 2026 yılı için fiyatlara baktığımda Corolla hibrid fiyatları ile C-HR fiyatları hemen hemen aynı aralıklarda. Corolla fiyatları Ocak 2026 için 2,3 ila 2,5 milyon, C-HR fiyatları 2,1 ila 2,8 milyon arasında. 

Gençsiniz, bekarsınız ya da yeni evli ya da küçük çocuklarınız var diyelim, C-HR tercih edebilirsiniz. Ama çocuklarınız büyük ve/veya tatile annenizi de götürüyorsunuz Corolla alın. Yeni Corolla’lar biraz daha alçak, benim 2009 Corolla’mda durum farklıydı, bu yüzden kötü yola girecekseniz C-HR tercihi daha mantıklı olabilir. Yoksa Corolla hybrid ile C-HR hibrit aynı motoru kullanıyor. Toyota daha geniş ve rahat bir araba. Öte yandan SUV’lerin size daha yukarıda oturtan yapısını da özellikle tercih edenler var, onlardan birisiyseniz elbette C-HR. 

Bu iki araç ya da başka araçlar arasında kalmışsanız mutlaka galeriye gidip bu araçlara bir oturun, mümkünse yol testine de çıkın. Sonuçta aracı siz kullanacaksınız, sizin tercihleriniz önemli.

23 Kasım 2025 Pazar

Kulaklık meselesi

 

Vaktiyle Logitech kulaklıklarım vardı, birisi kablosuz, sonraki öncekinin kablolu versiyonu, her ikisi de aynı yerde zamanla koptuğu için birkaç sene önce yeni bir kulaklık aradım ve Stellseries Arctis 5 aldım -artık bildiğim kadarı ile satılmıyor- Sesi Logitech’ten çok daha üstündü, zerre parazit yoktu ve 7.1 ses desteği olduğu için oyunlarda bana avantaj sağlıyordu. 

Ama zamanla kulaklık üzerindeki ses ayarı dokununca cızırtı çıkartmaya başladı ve bazen de sol kulaklıktaki ses gitmeye başladı. Muhtemelen alalı 3-4 sene oldu, ne zaman aldığımı bulamadım, ama gıcık bir durum ama kulaklığa iki tıklayınca düzeliyordu.

Eylül ayında yazlıktan döndükten sonra önce scanner, sonra yazıcı problem çıkarttığı için değiştirdim, her ikisi de uzun süredir benimle birlikte olduğu için bunu doğal karşılıyorum. (Yaklaşık 15 yıl, belki fazlası da var.) Her ikisi de artık çok daha hızlı. 

İki hafta önce de burada anlatmayacağım ve ekran kartını değiştirmemden sonra ortaya çıkan problemler yüzünden bilgisayara baştan Windows 11 yüklememden sonra kulaklıkla ilgili problemler yaşamaya başladım. Bir haftasonu cihazdaki cızırtı yüzünden yeni kulaklık almalıyım dedim, hatta kulaklık siparişini de verdim: SteelSeries Arctis Nova Pro Wireless Multi-Platform Gaming Kulaklık, Hi-Fi Ses Sürücüleri, Aktif Gürültü Giderme - Clearcast Gen2 Mikrofon - PC, PS5, PS4, Switch, Mobil Siyah. Fiyatı biraz tuzluydu 12.000 ₺’nin biraz altı (Kasım 2025) ama bu indirimli fiyatı idi ve Amazon 10 taksit yapıyordu. Ama Amazon henüz nedenini bilmediğim şekilde siparişimi reddetti, Amazon ile de görüştüm, öneri olarak yeni bir Amazon hesabı açıp üzerinden sipariş vermemi önerdiler, ama işe eşimi karıştırmak istemediğinden yapamadım. Sonuçta sipariş verilemedi. Bu arada kulaklık gayet güzel çalışmaya başladı, cızırtı yok problem yok, çalışıyor. Çalıştığı sürece devam kafasında olduğum için yeniden sipariş vermedim. Bakalım daha ne kadar dayanacak.

23 Kasım 2020 Pazartesi

Fare Tamiri (Logitech G400S - G403)

Aylardır kenarda duran iki fareyi tamir ettim. Her ikisinin de ortadaki tekeri sorunluydu.G403'ü söküp, tekerleğin gözünü temizleyip hallettim, nispeten yeni bir fareydim ve beklediğimden daha çabuk bozulmuştu. İyi oldu.


G400S ise iki önceki farem, tekerde fiziksel hasar da vardı. Açtım ve açınca epey şaşırdım, farenin içinden çıkanlar:




Uzunca bir süre kullandığım bir fare olmasına rağmen içinden bu kadar pislik çıkması yine de şaşırttı.


Her ikisi için de Aliexpress'den mouse skate 'leri aldım (farenin içini açmak için vida yerlerini kapatan yüzey ile temas eden skate'lerden almak zorundasınız) ve G400S için de fare tekeri aldım. Çin ile görüşlerim aynı ve ama maalesef bu yedek parçaları Çin'den almak zorundayım.


Bahsi geçen fareler ucuz fareler değil: 



Yıllar önce ₺ ucuz iken almıştım, 100-200 ₺ olduğu zamanlarda fareler bozulsaydı, tamirleri için uğraşır mıydım emin değilim,

4 Mayıs 2017 Perşembe

TEB adında bir banka

Microsoft accountları için aldığım normalde çok kullanmadığım bir outlook.com e-posta adresim var.

Bu e-posta adresime bir süredir TEB'den tanımadığım bir kişinin adına hesap ekstreleri gönderiliyor.. İlk farkettiğimde yanlışlıktır dedim, önemsemedim, 2. ve 3. ay bu gönderim devam edince bankaya bildirdim, e-posta adresimin silinmesini istedim. Banka cevaben e-posta adresinin düzeltilmesi için müşteri ile temasa geçtiklerini söyledi. Ben de bunun üzerine bir sonraki ay bu bankadan e-posta almayacağımı ve meselenin kapandığını düşündüm. Yanılmışım.Bundan sonrası komikleşiyor.

Bir sonraki ay ve daha sonraki ayda TEB'den e-posta'lar almaya devam ettim. Tekrardan TEB ile temasa geçtiğimde, müşteriye e-posta adresini düzeltmesini bildirdiklerini başka birşey yapamayacaklarını söylediler.  Benim yapacağım TEB'i afişe etmek, gerisini onlar düşünsünler.

1. E-posta adresim kişisel e-posta adresim, ad.soyad formatında kendi ad ve soyadımla uyumlu.
2. TEB müşterisinin adının ise benim adımla alakası filan yok.
3. TEB ile şu ana kadar hiç çalışmadım.

TEB beni twitter'dan bulacak, bulmasınlar, kendi şikayet mesajlarına baksınlar. Bir de bu yüzden rahatsız etmesinler. Bankacılık ve müşteri ilişkileri böyle olmaz. Hem müşterilerine ayıp, hem de müşterileri olmayan bana...

30 Kasım 2016 Çarşamba

Çocuk Koltuğu - Yangın Çıkışı

Bakın bu çocuk koltuğu, arabada belli yaşın altındaki çocuklarda kullanılması zorunlu. Denetlendiğini henüz görmedim, ama zorunlu…


Bu çocuk koltuğu, oturan çocuğun annesinin babasının Müslüman, Hıristiyan, ateist, AKP’li, CHP’li, HDP’li olması ile ilgilenmez. Düzgün bir şekilde arabaya takılmış ise, çocuk bu koltukta oturuyor ise,  olası bir kazada arabadaki çocuğun hayatını korur, kimi vakit kurtarır.

Ön koltukta annesinin kucağında oturan bir çocuk, annesinin başı açık da olsa, kapalı da olsa tehlike altındadır, 60-70 km hızla araba bir başka arabaya çarpsa, arabanın hava yastığı patlasa, bu durumda bu çocuk ölür. Annesinin başının açık ya da kapalı olması çocuğu kurtarmaz. Sonra dindar da olsan ateist de olsan ağlarsın, çünkü hayatını kaybeden çocuğundur.

Başı kapalı anne, külüstür arabasının arka koltuğuna çocuk koltuğu koymuşsa ve çocuğunu o koltuğa oturtmuşsa, modern, medeni bir annedir. BMW cipi içinde eşinin yanında kucağında çocuğu ile oturan başı açık anne ise cahildir. Mesele budur. Başka da bir şey değildir.



Bu yangın çıkışı, dünyada milyonlarca binada örneklerini bulabilirsiniz. Genelde çelikten yapılır ve sadece içeriden açılabilir. Güvenlik için açıldığında alarm çalması sağlanabilir ve yangın hali dışında kullanılmamalıdır. 


Bu kapı kullananın, dini ile, inancı ile, yaşı ile, cinsiyetiyle ilgilenmez. Tek işlevi içeriden tek dokunuşla, bir çocuk tarafından bile açılabilmesi ve dışarıdan açılamamasıdır.  Üzerine kilit takılamaz ve bu kapı kilitlenemez. Aksi takdirde, bu, kapının çalışmaması yani işlevini yapamaması demektir. 

Hangi nedenle olursa olsun, bu kapı kilitli ise bu suçtur, bu cehalettir. Bunu denetlemeyen de bu kapıyı kilitleyen kadar suçludur. 

Çocuklarımızı çocuk koltuğuna oturtalım, yangın çıkışlarını hep açık tutalım. Cehalet kötüdür, cahil kalmayalım.


28 Eylül 2016 Çarşamba

Eczanenin Raporlu İlacımız İçin Fark Talebi

Oğlumun rahatsızlığı nedeni ile kullandığı bir ilaç var, rapor alıyoruz, rapora istinaden 3 ayda bir 13 kutuya kadar alabiliyoruz. Kutunun teki 10 ₺,  ama raporumuz olduğu için para ödemiyoruz.
Ağustos başında eşim aile hekimimize ilacı yazdırıp reçeteyi aldıktan sonra, artık çalışanları dostumuz diyebileceğimiz eczanenin kapanması nedeni ile başka bir eczaneye ilk kez gitmiş siparişi vermiş. Bir gün sonra ilaçları almaya geldiğinde eczane çalışanları fark çıktığını kutu başına 2 ₺ ödeme yapması gerektiğini söylemiş, eşim daha önce 3-4 kez bu ilacı aldıklarını hiç böyle bir şey ile karşılaşmadıklarını ve fark ödemediklerini söylemiş, ama eczane fark konusunda ısrarlı olunca parayı ödeyip, ilaçları alıp, eve gelmiş. Eline verilen SGK belgesinde ödenecek tutar bu arada 0 ₺ olarak gözüküyordu.

Eve geldi, bana olayı anlattı. İlgili belgeyi alarak eczaneye gittim. Neye istinaden bu fark ücretini aldıklarını, bununla ilgili bana yazı, mail vb. bir şey göstermelerini istedim. Depodan bu şekilde telefonla bilgi aldıklarını söylediler, öyleyse depo size mail atsın, maili gösterin dedim. Sonuçta hiçbirşey gösteremediler. Sizi depoyla konuşturayım deyince, yazılı birşeyler görmek istediğimi yineledim. İsterseniz ilaçları geri alalım, reçetenin işlemini iptal edelim, size de ilaçları geri verelim dediler. Ben ise cevaben yok tamam para kalsın, sizi ben SGK’ya şikayet edeceğim, ilaçları da vermiyorum dedim. Edersen et, tavrıyla devam ettiler. Sinirli bir şekilde eczaneyi terkettim.

Annemlere geçtik, 10-15 dk. Sonra eşim telefonla arandı. Benim tavrımı eleştirerek (!) konuyu araştırdıklarını, yanlış bilgi aldıklarını, fazladan aldıkları parayı geri ödeyeceklerini söylediler. Eşimle gittik, ben arabadan inmedim, eşim parayı alıp geldi.

Benim o 25-30 Lira’ya çok ihtiyacım yok, yok derken elbette para paradır, demek istediğim o para benim için hayat meyat meselesi değil, kursağımdan geçen yemek o para ile artmıyor azalmıyor. Ama şu var, o para benim oğlumla aynı sorunları yaşayan çok sayıda çocuk ve ailesi için az bir para değil. Muhtemelen o durumdaki bir aile de eczaneye güveniyor, yapılan bu ödemeyi fazla sorgulamıyor. Özelinde bu eczanede, genelinde Türkiye’de birçok eczanede bu gibi fark ücretleri talebinde muhtemelen bulunuldu ve bulunulmakta. Eczane az para kazanıyor olabilir, bunu bir şekilde telafi etmek için böyle yollara başvurmak için kendini haklı görebilir, ama bir az kalfa çalıştırmak bu işin doğrusudur, helal yoludur. Ya da sonuçta eczanenin bu işi yapmamak gibi bir tercihi var. Harama başvurmak nasıl savunulabilir ki?

Diyeceğim şu, eczanelerin sizden aldığı bedelleri belgelendirmelerini isteyin, istenen parayı sorgulamadan vermeyin. İşini düzgün yapan eczanelerimize teşekkür ediyorum, ancak bu örnekte görüldüğü gibi işini düzgün yapmayan eczaneler de var. Ben bu olayda haklıydım, sonuçta parayı geri almasaydım eczaneyi de şikayet edecektim, işin takibini bırakmayacaktım. Parayı geri aldığım için şikayet etmedim, edemedim, ama doğrusunun bu olduğunu düşünmüyorum, bir işe yaramayacağını düşünsem de şikayet etmeliydim. Bunu telafi etmek için bunu burada paylaşmak istedim.

Lütfen paylaşın.

4 Ağustos 2016 Perşembe

RevInstr

VBA ya da Visual Basic'te kod yazarken, sıklıkla bir karakteri bir stringin içinde aramaya ihtiyaç duymuşsunuzdur. Buradaki fonksiyon bu işlemi yapıyor. Kendim yazmadım, yazabilirdim, yazması çok da zor değil, ama hazır kodları mümkün olduğunca fazla kullanmak iyi bir pratiktir. Siz de kullanın:

Function RevInStr(findin As Range, tofind As String) As Integer

    ' Chris Rae's VBA Code Archive - http://chrisrae.com/vba

    Dim findcha As Integer

    For findcha = Len(findin) - Len(tofind) + 1 To 1 Step -1

        If Mid(findin, findcha, Len(tofind)) = tofind Then

            RevInStr = findcha

            Exit Function

        End If

    Next findcha

    ' Defaults to zero anyway (tsk, tsk, etc)

End Function